Ekonomi, Kişisel Finans ve İş Günlüğü.

Alım Satım Psikolojisi: Yatırımcı Duygularının 14 Aşaması

Piyasa psikolojisi döngüsü, yatırım kararlarınızı doğru bir şekilde almanıza ve bir sonraki adımı öngörmenize yardımcı olabilir.

Etkin piyasalar hipotezi, rasyonel insanların kazanımları en üst düzeye çıkarmak ve zararları en aza indirmek amacıyla işlemlere girdiği varsayımına dayanır. Bu teori sağlam olsa da, çoğu yatırımcı, etkin piyasaların dayanabileceği rasyonel robotlar değildir. Duygular çoğu zaman kararlarımızı tetikler ve rasyonel bir biçimde hareket etmemizi engeller.

Doğuştan gelen duygusal önyargılarımızı asla bitiremeyeceğimizi bilerek, yatırımcılar olarak yaşayabileceğimiz duygu çeşitliliğini ve bunların piyasalarla etkileşimlerimizi nasıl etkilediğini anlamaya çalışmalıyız.

Reklam

Yaygın bilinen bir piyasa psikolojisi döngüsü, duyguların nasıl geliştiğine ve kararlarımızdaki etkilerine ışık tutuyor. Bu döngünün aşamalarını anlayarak, duygusal iniş çıkışları zapt edebiliriz. Bu 14 aşama şunlardan oluşuyor:

İyimserlik – Bize gelecek hakkında iyimser bir tablo çizer ve hisse senetleri almamızı sağlar.

Heyecan – Başlangıçta bazı kararlarımızın işe yaradığını görünce, mevcut piyasa başarımızın neler başaracağımıza yol açacağını düşünmeye başlarız.

Teheyyüç – Bu noktada yatırımcılar olarak, başarımıza adeta inanamayız ve ne kadar akıllı olduğumuzdan bahsetmeye başlarız.

Coşku – Bu noktada maksimum finansal risk oluşur. Her kararın hızlı ve kolay karlar getirdiğini görerek hep böyle olacak yanılgısına kapılırız.

Kaygı – Bu aşamada ilk kez piyasa bize karşı hareket etmektedir. Realize edilmemiş karlara bakarak kendimize uzun vadeci olduğumuzu ve fikirlerimizin işe yarayacağını söyleriz.

İnkar – Piyasa tekrar yükselişe geçmemektedir ve olup biten karşısında ne yapacağımızı kestiremeyiz. Bu aşamada kötü tercihlerimizi inkar etmeye veya yakında işlerin düzeleceğini düşünmeye başlarız.

Korku – Piyasa gerçekleri kafa karıştırıcı hale gelmiştir. Tuttuğumuz hisselerin artık bizim faydamıza olacak şekilde hareket etmeyeceğine inanmaya başlarız.

Çaresizlik – Nasıl hareket edeceğimizi bilmeyerek,  zararsız çıkmamızı sağlayacak fikirlere yöneliriz.

Panik – Tüm fikirleri tüketerek, bir sonraki adımımızda kayba doğru gideriz.

Teslim Olma – Portföyümüzün artık artmayacağına karar vererek hisse senetlerimizi daha fazla kayıptan kaçınmak adına satarız.

Umutsuzluk – Piyasadan çıktıktan sonra artık asla hisse almak istemeyiz. Bu dönem en büyük finansal fırsat anlarıdır.

Depresyon – Nasıl bu kadar aptal olabildim diye eylemlerimizi anlamaya çalışırız.

Ümit – Sonunda piyasanın döngüsel olduğunu anlama noktasına geliriz ve sonraki fırsatı aramaya başlarız.

Rahatlama – Karlı olan bir hisse senedi alarak yatırımcılıkta gelecek olduğuna dair inancımızı tekrardan canlandırırız.

Bireyler karar verme süreçlerinde açıkça bu döngüyü izlerler. Ama tabii geniş endeksler milyonlarca kişinin kararından oluştuğundan, endeks fiyatlarının da bu örüntüyü takip etmesini beklemeliyiz. Eğer belirli bir noktada yaşadığımız döngünün aşamasını biliyorsak, duygularımızın yatırım kararlarımızı nasıl etkilediğine dair daha fazla kavrayışımız olacaktır. Bu bilgi, kendi yatırım portföylerimizi yönetmemize ve aynı zamanda geniş piyasa için bir sonraki adımı öngörmemize yardımcı olacaktır.

seçtiklerimiz