Portföy Çeşitlendirmesi Nedir?

Çeşitlendirme, yüksek getirili kazançlar ve sıfıra yakın kayıpları garanti etmese de yatırımcılara birçok açıdan fayda sağlamaktadır.

Portföy çeşitlendirmesi, yatırımlarınızı belirli bir varlık türüne maruz bırakmayacak şekilde dağıtmak anlamına gelmektedir. Bu uygulama, zaman içinde portföyünüzün uçuculuğunu azaltmaya yardımcı olması için ortaya çıkmıştır.

Yatırım portföyünüzde riski ve getiriyi dengelemenin en iyi yolu, varlıkları çeşitlendirmektir. Bu stratejinin karmaşık birçok yöntemi olsa da, bu işin mantığı özünde portföyünüzü çeşitli varlık sınıflarına dağıtmakla ilgilidir.

Reklam

Çeşitlendirme, kayıp vermeyeceğinizi ya da güçlü kazançlar sağlayacağınızı garanti etmemekle birlikte; portföyünüzdeki risk ve volatiliteyi (iniş ve çıkışlar) azaltmanıza yardımcı olabilir ki, bu da olası kayıplarınızın şiddetini büyük ölçüde minimize etmenizi sağlar. (Ayrıca bakınız: Yatırım Portföyü Nasıl Çeşitlendirilir?)

Çeşitlendirilmiş Bir Portföyün Dört Temel Bileşeni

Hisse senetleri, tahviller, kısa vadeli yatırımlar ve uluslararası hisse senetleri olmak üzere çeşitlendirilmiş bir portföyün dört ana bileşeni bulunmaktadır.

Hisse Senetleri

Hisse senetleri portföyünüzün en agresif bölümünü temsil eder ve uzun vadede daha fazla büyüme fırsatı sunar. Öte yandan, bu büyük büyüme potansiyeli kısa vadede daha büyük bir riski beraberinde getirir. Hisse senetleri genellikle diğer varlıklardan daha iniş-çıkışlı olmaları hasebiyle, mesela bir hisse senedine yaptığınız yatırım, satmaya karar verdiğinizde, önceki değerine kıyasla daha düşük bir değerde olabilmektedir.

Tahviller

Tahvillerin çoğu düzenli faiz getirisi sağlar ve genellikle hisse senetlerinden daha az uçucu oldukları düşünülür. Borsaların öngörülemeyen iniş ve çıkışlarına karşı bir tampon olarak da hareket edebilen tahviller, genellikle hisse senetlerinden farklı hareket ederler ve hisse senetlerine kıyasla daha çok güvence sunarlar. Bu nedenle, özellikle dalgalanmalı dönemlerde, tahvillere yönelen yatırımcıların sayısında artış görülür.

Kısa Vadeli Yatırımlar

Kısa vadeli yatırımlar, para piyasası fonları ve faiz getirisi elde edilen vadeli mevduat hesaplarını içerir. Para piyasası fonları ve mevduat, ana paranın korunması için ideal olan, paranıza istikrar ve kolay erişim sağlayan yatırımlar arasında yer alır. Ama tabi bu güvenli durum karşılığında, para piyasası fonları ve vadeli mevduatlar hisse senetleri gibi yatırım seçeneklerine kıyasla daha düşük getiri sağlar.

Uluslararası Hisse Senetleri

Yurt dışında faaliyet gösteren ve dış ülke borsalarında işlem gören şirketler tarafından ihraç edilen menkul kıymetler, yatırımcıların yerel ülkede bulunmayan fırsatları değerlendirmelerini sağlayabilmektedir. Örneğin, yatırımcılar ABD, Çin, Almanya gibi ülke borsalardaki potansiyel fırsatlardan faydalanabilirler.

Hem daha yüksek potansiyel getiri hem de daha yüksek risk sunan yatırımları arıyorsanız, portföyünüze bazı yabancı hisse senetlerini eklemeyi düşünebilirsiniz. Bununla birlikte, yabancı hisse senetleri bazında çalışan yatırım fonları da yurt dışı hisse senedi yatırımları için iyi birer alternatif olabilmektedir.

Sektör Fonları, Emtia Odaklı Fonlar ve Diğerleri

Çeşitlendirilmiş bir portföyün ana bileşenleri dışında ek bileşenleri de bulunur.

Mesela, sektör fonları, hisse senetlerine yatırım yapsa da, isminden de anlaşılacağı gibi, ekonominin belirli bir segmentine odaklanıyor. Bu açıdan sektör fonları ekonomik döngünün farklı aşamalarında fırsat arayan yatırımcılar için ideal tercihler arasında olabilir.

Emtia odaklı fonlar da yatırımcıların petrol, gaz, madencilik ve doğal kaynaklar gibi emtialara yatırım yaparak enflasyona karşı iyi bir koruma sağlamalarına yardımcı olabilmektedir.

Bunların dışında, gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO’lar) da, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmelerinde iyi bir tercih olabilmekte ve enflasyon riskine karşı bir miktar koruma sağlamada rol oynamaktadır.

Portföy Çeşitlendirme Stratejisi

Her yatırımcının mevcut finansal durumu, hedef ve beklentileri birbirlerinden benzersiz olduğu için hemen herkesin aynı portföy çeşitlendirme stratejisini kullanması mümkün değildir. Ancak bazı faktörlere dikkat ederek kendi çeşitlendirme stratejinizi oluşturmanız mümkün olacaktır.

Çeşitlendirme yaparken dikkate almanız gereken iki önemli faktör vardır. Birincisi, zaman ufku olarak da bilinen paraya ihtiyaç duyana kadar geçen yıl sayısıdır. İkincisi, risk toleransı olarak da bilinen risklere karşı tutumunuzdur.

Örneğin, bugünden başlayarak 30 yıl uzaktaki bir hedefi düşünün. Zaman ufkunuz oldukça uzun olduğu için, kısa vadeli bir piyasa düşüşü durumunda kayıplarınızı telafi edebilecek yeterli zamanınız da olacağı için riskli ama yüksek getiri potansiyeline sahip yatırımlara yönelerek daha fazla risk almaya istekli olabilirsiniz. Bu durumda, portföyünüzde hisse senetlerine daha fazla yer açmanız uygun olabilir.

Tabi, zaman ufkunuzun geniş olması illa yüksek risk almanız gerektiği anlamına gelmiyor. İşte burada risk toleransı, yani almaya istekli olduğunuz maksimum risk önemli bir faktör haline geliyor. Zaman ufkunuz ne olursa olsun, sadece rahat ve mutlu olabileceğiniz bir risk almalısınız. Bu yüzden uzun vadeli bir amaç için yatırım yapsanız bile, daha fazla riske karşıysanız, bazı sabit gelirli yatırımlarla daha dengeli bir portföy oluşturmayı tercih edebilirsiniz.

Ayrıca, zaman ufkunuz ve risk toleransınız ne olursa olsun, portföyünüzün genel volatilitesini (oynaklığını) azaltmaya yardımcı olmak için her zaman sabit getirili menkul kıymetleri portföyünüze dahil etmeyi düşünmelisiniz.

Zaman ufkunuzu hesaba katarken hatırlamanız gereken bir diğer şey, bunun sürekli değişiyor olmasıdır. Öyleyse, hedefinizin 30 yıl yerine 10 yıla düştüğünü varsayalım. Bu durumda yüksek riskli yatırımlara fazlaca maruz kalmamanız, tahvil veya para piyasası fonları gibi daha ılımlı seçeneklere yönelmeniz ideal olacaktır.

Öte yandan, zaman ufkunuz ve yaşınız değişikliğe uğrarken, piyasada da uzun vadede sonradan öngördüğünüz veya hali hazırda yaşanan olumlu ya da olumsuz bazı değişiklikler vuku bulabilir. Bu nedenle, portföyünüzü periyodik olarak gözden geçirmeniz ve gerektiği durumlarda tekrar dengeleme yapmanız gerekebilir. (Ayrıca bakınız: Portföy Nasıl Dengelenir?)

Son söz olarak, amacınız, zaman ufkunuz veya risk toleransınız ne olursa olsun, çeşitlendirilmiş bir portföyün, herhangi bir akıllı yatırım stratejisinin en temel unsuru olduğunu unutmamanız önemlidir.

seçtiklerimiz