Ekonomi, Kişisel Finans ve İş Günlüğü.

Kobalt, emtia yatırımlarının yükselen yeni adresi olma yolunda

Dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılar, kobalt fiyatlarındaki yükselişe göz dikmiş durumda. Biz de bu yayında ‘mavi altın’ın yatırım potansiyeline bakıyoruz.

Petrol fiyatları sürekli olarak dalgalandıkça ve çevre dostu alternatifler gittikçe daha popüler hale geldikçe, piller tarafından üretilen enerji günümüzde daha büyük bir rolü üstleniyor.

Lityum iyon piller, sadece elektrikli araçlara değil, aynı zamanda akıllı telefonlar gibi temel elektronik cihazların birçoğuna güç sağlıyor. Göreceli olarak genellikle bilinmeyen kobalt da dahil olmak üzere piller, diğer metallerin bir kısmı ile birlikte lityum iyonları tarafından besleniyor. Lityum pillerinin yaklaşık %75’inde de kobalt maddesi kullanılıyor.

Reklam

Örneğin, elektrikli otomotiv endüstrisinde lider şirketlerden biri olan Tesla, orijinal olarak lityum, nikel, alüminyum ve kobalt içeren bataryalar kullanıyor. Şirketin yeni bataryaları da nikel, manganez ve kobalttan oluşuyor.

Elektrikli otomobillerin yanı sıra akıllı telefonların batarya üretimlerinde de kobalt kullanılıyor. Bununla beraber, jet motorları ve gaz türbinleri için alaşımlardan matkap uçlarına, mıknatıslardan ortopedik implantlara kadar pek çok şeyi üretmek için kobaltın dünya çapında geniş bir kullanım alanı bulunuyor.

‘Mavi Altın’ın Arzı

Lityum iyon pillerindeki başlıca bileşenlerden biri olan kobalt, metal yatırımcıları tarafından genellikle “mavi altın” olarak adlandırılıyor.

Elektrikli otomobillerin getirdiği etki ve akıllı telefonların üretimindeki artış, son yıllarda kobalt fiyatlarının üç kattan fazla yükselmesiyle sonuçlandı.

Çoğu analist, elektrikli otomobil piyasasının yükselişi ve lityum bataryaların dünyaya gerçekten güç vermeye başlamasıyla gerçek büyük talebin ancak birkaç sene sonra ortaya çıkacağını düşünüyor.

Küresel kobalt arzının %60’ından fazlası, politik açıdan istikrarsız olarak görülen Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden gerçekleşiyor. Yakın bir tarihte, ülkede faaliyet gösteren bazı büyük küresel madenciler, Kongo’daki zayıf sosyo-ekonomik koşullar nedeniyle endişelerini dile getirmişlerdi.

Kongo dışında kobalt madenciliğinin yapıldığı ülkeler arasında sırasıyla; Çin, Kanada, Rusya, Avustralya ve ABD yer alıyor. ABD, küresel kobalt arzının sadece %4’ünü oluşturuyor.

Kobalt Yatırımı için Hisse Senetleri

Yatırımcılar, kobalta yatırım yapmak için hisse senetleri borsalarda işlem gören küresel maden şirketlerini değerlendirmeye alabilirler.

Portföyünde kobalt içeren küresel şirketlere daha fazla yer açarak biraz fazla risk almak isteyen yatırımcılar, Glencore (dünyanın en büyük kobalt madencilik şirketi, 2015’te küresel üretimin% 22’sini oluşturdu), Freeport-McMoRan ve China Molybdenum gibi küresel süper madencileri inceleyebilir.

Şirket Piyasa Değeri Net Kazanç ‘17 F/K
Glencore $51,71 milyar $1,4 milyar 12,25
Freeport-McMoRan $25,40 milyar $1 milyar 18,77
China Molybdenum $25 milyar $217 milyon 73,82

Alternatif olarak bakılacak bir diğer madenci, dünyanın en büyük kobalt rezervine sahip olan ve %88’i Glencore şirketine ait olan Kongo merkezli Katanga Mining olabilir.

Öte yandan, kobaltın çoğunlukla nikel ve bakır madenciliğinin bir yan ürünü olarak çıkarıldığını da belirtmek gerekiyor. Bu açıdan yatırım portföylerini çeşitlendirmek isteyen yatırımcıların nikel ve bakır madencilerini araştırmaları da iyi bir fikir olabilir. Mesela Rusya merkezli Norilsk bu anlamda yatırımcılar için örnek bir şirket olacaktır.

Şu anda, kobalt hisseleri, sınırlı arz ve lityum bataryalarından gelen artan talepten dolayı daha fazla kazanç elde etmek için yeterince hazır gözüküyor. Analistler, kobalt için küresel talebin 2018’den 2022 yılına kadar en az yüzde 10 artacağı öngörüyor.