İşletme Bölümü Okuyacaklara 10 Tavsiye

İyi bir bölüm okuyacaksınız, önceden atacağınız adımlarla iyi bir kariyere sahip olabilirsiniz. Üniversitede işletme bölümü okumaya başlayacak öğrenci adayları için samimi tavsiyeler bu yayında.

Eylül ayının 19’unda birçok üniversitenin açılmasıyla birlikte, yeni üniversiteye başlayacak olanları heyecan sarmış durumda. Özellikle başta işletme sonrasında da ekonomi, ekonometri vb. bölümleri kazanmış olan takipçilerimize özel bir yazı hazırlamak istedim. Başlıkta işletme okuyacaklara desem de aslında vereceğim tavsiyeler işletme minvalindeki bütün bölümler için de geçerli olacaktır.

İşletme bir bilimdir aslında. Her ne kadar ülkemizde bu bölümden mezun olan çok sayıda mezun varsa da iyi okullardan mezun olan ve kendini geliştirebilen kişilerin bu konuda birçok ön yargıyı kırmış olduklarına şahitlik edebiliyoruz. Unutulmaması gereken nokta şudur ki; bugün dünyayı yönetenler, para akışını iyi takip eden ve yönetimden anlayan kişilerdir. Bu sebeple yurtdışında beşeri bilimlerden “business administration” yani işletme bölümüne çok büyük bir rağbet vardır.

Diliyorum ki bu yazım ilerideki meslektaşlarım için güzel ve faydalı bir yazı olur. Şimdi gelin hep birlikte okulunuzu okurken kalifiye olmanıza fayda sağlayacak faktörlere bir göz atalım.

1. Bölümünüzü tanıyın

Üniversiteye başlarken aklımda hiç soru işareti kalmamıştı. Çünkü hep işletme okumak istiyordum ve ilk tercihime de yerleşmiştim. Etrafımdaki herkes ‘işletme okuyup ne yapacaksın, bak herkes işletme mezunu’ dese de ben bunlara kulak tıkıyordum. Çünkü kalifiye biri bana göre asla iş dünyasında ‘öylesine’ işletme okumuş biri kadar rağbet göremezdi.

Lisans eğitimimi almaya başladığım zaman tanıştığım ilk hocam bana aynen şunları söylemişti, ‘Etrafına bir bak, gittiğin ufak bir bakkalın bile bir işletme olduğunu sakın unutma’

Sonrasında bunun hakkında çok düşündüm ve hocamın bana ne anlatmak istediğini anladım. Aslına bakacak olursanız işletme çok geniş bir alandır; yönetim, strateji, muhasebe, pazarlama, finans, insan kaynakları gibi birçok alanda size çalışma fırsatı sunar. Bu alanlardan hangisinde çalışacağınızı belirlemek de sizin eğitim hayatınız boyunca aldığınız derslerdeki başarınızla doğru orantılı olacaktır.

Bir kuruluşu kuruluş yapan ne kadar bileşen varsa tüm bunların hepsini işletme eğitimi alarak sağlamış oluyorsunuz. Bir kuruluşun başarılı olabilmesi için, planlı ve başarılı bir yatırım planına, iyi bir pazarlama politikasına, iyi bir insan kaynakları yönetimine ve iyi bir bütçe planına sahip olması gerekir ki; bu başlıklar daha da çoğaltılabilir. Tüm bunların kontrolü ve temini ise yalnızca işletme bilimine hakim olan kişiler tarafından yapılabilmektedir.

Size ilk tavsiyem bölümünüzü tanımanız olacaktır. İşletme, Ekonomi, İşletme-ekonomi ya da hangi bölümü okumaya başlayacak olursanız olun mutlaka bölümünüzü tanımakla başlayın.

2. Kendi potansiyelinizi ortaya çıkarın

Kendi potansiyelinizi görmek ve potansiyelinizi ortaya çıkarmak çok da zor değildir. İster ve kararlılıkla devam ederseniz bunu yapabilirsiniz. Nasıl olacak peki bu dediğinizi duyar gibiyim.

Şöyle ki, okul hayatınızda yapmış olduğunuz her şey sizi profesyonel hayata hazırlayan ve birbirinden ayrı düşünülemeyen ayrı ayrı parçalardan oluşmuştur. İşe ilk olarak sevmeye başladığınız derslere daha fazla yoğunlaşarak başlayın. O derslerin hocalarıyla konuşun. Hocalarınıza gelecekte nasıl bir kariyer hedeflediğinizi anlatın, hedeflerinizi onlarla paylaşın, fikir alın. Gerekiyorsa hocalarınızdan yardım isteyin. Okumanız için makaleler, kitaplar talep edin. Her zaman derslere hazırlıklı gidin. Böylelikle hem akademik anlamda öz geçmişinizde yazması için iyi referanslar edinmiş olursunuz hem de uzmanlaşmak istediğiniz alana dair kararlar vererek yol haritanızı rahatlıkla çizebiliyor olursunuz.

3. Kulüplere dahil olun

Öğrenci kulüplerinin de bu konuda öğrencilere çok fazla destek olduğu aşikardır. Okul içinde olması gereken herhangi bir kulüp sınırı yok ve bu durum okuldan okula farklılık göstermektedir. Kültürel etkinlikler yapan öğrenci kulüpleri olduğu gibi işletme alanında da yoğunlaşmış ve organizasyonlar hazırlayan kulüpler olabilir. Ancak hangi kulübe dahil olduğunuzun pek bir önemi yoktur. Çünkü bu evrede takım çalışmasını öğrenirsiniz. Bu da birçok şirketin işe alım aşamasında dikkat etmiş olduğu ilk şeylerden biridir. Bir ekipte güzel işler ortaya çıkarabiliyorsanız emin olun birçok şeyin üstesinden gelebilirsiniz.

Ayrıca okul kulüplerini sadece iş ve kariyer bağlamında değerlendirmeyin. Kaliteli zaman geçirebilmek için hobilerinize veya ilgi alanlarınıza yönelik mutlaka birkaç kulüp bulacağınıza emin olabilirsiniz.

Tüm bu kulüp faaliyetlerinin haricinde okulun dergilerinde de çalışabilir, birçok iş adamı ve iş kadınıyla röportajlar yapabilir seminerler düzenleyebilirsiniz. Bu da sizin kariyeriniz açısından çok olumlu bir etkiye sahiptir. İş ağınızı ne kadar çok geliştirirseniz o kadar rahat bir şekilde sektörler ve piyasalar hakkında bilgi sahibi olursunuz.

Ayrıca mezunlar derneği ile iletişime geçmeyi de unutmayın. Zira okul ile bağını koparmamış birçok mezunla tanışma fırsatı yakalayarak aynı okuldan mezun olmuş olmanın ayrıcalığını da yaşayabilir, okulunuzun eski mezunlarından da çeşitli konularda destek alabilirsiniz.

4. Yurtdışına çıkmayı düşünün

Yurtdışı imkanlarından yararlanmak bir öğrenci için bulunmaz bir nimet niteliği arz ediyor. Çünkü yurtdışında yaşamış bir öğrenci, gördüğü ülkenin kültürünü, ekonomisini ve insanlarını tanıma imkanı bulabilmiş kişidir. Yurtdışına çıktığınızda yabancı bağlantılar elde edebilir, farklı firmalarda çalışma imkanı bulabilirsiniz.

Öğrenciyken okulunuzun size yurtdışına çıkmanız için sağladığı imkanlardan mutlaka yararlanmaya çalışın. Bunun için birçok yöntem var. İlk olarak akla Erasmus programı geliyor. Bir dönemliğine Avrupa’daki bir okula öğrenci değişim programı kapsamında gidip orada eğitim alabilirsiniz. Bunun dışında okulunuzun size sağlamış olduğu farklı yurtdışı imkanları olabileceği gibi bu duruma siz de kendi başınıza bir çözüm bulabilirsiniz.

Yurtdışında gitmek istediğiniz bir okulu belirler ve yazışmalarınızı yaparsanız siz de rahatlıkla istediğiniz okula gidebilirsiniz. Geçen haftalarda daha önceki yurtdışında eğitim alma şartları yazımda bahsettiğim gibi, her okulun istemiş olduğu şartlar vardır tabii ki, bu şartları yerine getirdiğiniz sürece sizin için çok güzel kapılar açılacaktır. Özellikle yurtdışında kariyer yapmayı düşünüyorsanız öğrencilik döneminizde okulun imkanlarından da yararlanarak yurtdışına çıkmayı düşünmelisiniz.

5. İlgi alanlarınızı belirleyin

İşletme o kadar geniş bir alandır ki, muhtemelen siz de çok fazla seçenekle baş başa kalacaksınız. Ortalama olarak ikinci sınıftayken ilgi alanlarınızın ne olduğuna dair az çok fikriniz olmalı. Bunu çoğu zaman derslere duyduğunuz ilgi ile anlarken kimi zaman makale yazarken, proje hazırlarken keşfetmeniz olasıdır. Önemli olan gerçekten ne istediğinize odaklanabilmenizdir.

Gündemi iyi takip edin, iş dünyasında başarılı olmuş kişilerin başarı hikayelerini okuyun ve en önemlisi de hocalarınızla iletişiminizi iyi tutun. Çünkü her zaman olduğu gibi eğitiminizde yardıma ihtiyaç duyacağınız zamanlarda size bu noktada da fikir verebilecek deneyimli kişiler hocalarınız olacaktır.

6. Staj yapın

Bir öğrenci için en önemli şeylerden biri staj yapmaktır. Özellikle bu öğrenci işletme bölümü öğrencisiyse, staj bir o kadar daha önemli hale gelmektedir. Gerek kamu sektöründe gerekse özel sektörde olabildiğince yaz aylarını, kış dönemlerini staj yaparak değerlendirmeye gayret edin.

Hangi alana yöneleceğinizi ancak o sayede anlayabilirsiniz. Derslerde finansı seviyor olabilirsiniz ama iş dünyasına girdiğinizde pazarlama sektörü size daha keyifli ve mantıklı gelebilir. Masa başı işleri sevmem diyorsanız satın alma departmanı sizin için uygun değilken sahada görev alıp satış departmanında çalışmanız mümkün olabilir. Bunların ayrımını yaparken de geçmiş staj deneyimlerinizden faydalanırsınız.

Çünkü bir işi yaparken teorik bilgiyle uygulamanın her zaman birbirinden farklı olduğunu görürsünüz. Hatta bu farklılık bir uçurum bile olabiliyor çoğu zaman. İşte bu sebeple zamanınızı boşa geçirmeyin. Gerek yurtiçinde gerek yurtdışındaki staj imkanlarından yararlanmaya çalışın. Hatta son sınıfta uzun dönemli staj yapma fırsatınız olursa uzun dönemli çalışmayı düşünün. Böylece mezun olduktan sonra o şirketin kadrosuna geçme ihtimaliniz de bir hayli yüksek olacaktır.

Öğrenciyken kurumsal bir şirket ortamında bulunmak her zaman size bir şeyler öğretir. Ekip çalışmasını, sorumluluk almayı, emir almayı, bir şeyler elde etmeyi ve çabalamanın sonucunda da başarı ve takdir elde etmenin mutluluğunu görürsünüz.

İşi diğer tarafından düşünecek olursak, belki de iş hayatını hiç sevmeyecek, ben öğrenci olmayı seviyorum diyecek ve okulunuzda kalarak akademisyenlik yolunda ilerlemeyi tercih edeceksiniz… Tüm bunların farkına mezun olduktan sonra varıp pişmanlıklar yaşamak istemiyorsanız ve boş zamanlarınızı kaliteli geçirmek istiyorsanız mutlaka ama mutlaka staj yapın.

7. Sosyal sorumluluk projelerine katılın

Öğrencilik hayatınızda sosyal sorumluluk projelerine katılmanız bir hayli önemlidir. Yine burada da üzerinde durulacak nokta şudur ki, sosyal sorumluluk projelerine katkıda bulunduğunuz zaman birçok işverene toplum meselelerine duyarlı, hayatınızın yalnızca ders çalışmaktan ibaret olmadığı göstermiş olursunuz. Bu da sizin duygusal zekanızın yüksek olduğu anlamına gelir. İş yaşamında başarılı olabilmek için takdir edersiniz ki artık analitik zekanızın yanında duygusal zekanızın da gelişmiş olması gerekmektedir.

Zira tüm bunları bir kenara bıraktığımızda, olaya insani olarak yaklaştığımız zaman gerçekten birilerini mutlu ettiğinizi gördükçe hayatınızın da değiştiğini göreceksiniz.

Örneğin, sokak hayvanlarına yardım edebilir, çeşitli kuruluşlara katılabilir, kimsesiz çocuklara drama dersi, İngilizce dersi verebilirsiniz.

Yurtdışındaki yoksul kimselere yardım etmeyi amaç edinmiş çeşitli kuruluşlarla yurtdışına gidip gönüllü olarak birçok insana da yardım edebilirsiniz. Böylelikle hem dilinizi de geliştirme fırsatı bulursunuz. Diğer yandan sosyal sorumluluk projelerine katıldığınızda duyarlılığınız ve sorumluluğunuz kesinlikle özgeçmişinizde büyük bir etkiye sahip olacaktır.

Bu konuda çeşitli kuruluşlar var ve bunlardan en çok bilineni ise AIESEC adındaki bir kuruluştur. Kuruluşun, global talent programı ile dünyanın birçok yerindeki kişiye ulaşabilir hayatınız boyunca unutamayacağınız tecrübeler edinebilirsiniz.

8. Yabancı dil öğrenin

Yabancı dil denilince genelde birçok insanın aklına “İngilizce” gelir. Ama genel olarak bu maddede üstünde durmak istediğim konu İngilizce öğrenmek değil. Zira İngilizce öğrenmek artık günümüzde kolay bir uğraş haline geldi. Bu konu hakkında da dilinizi geliştirmek için yazdığım İngilizce öğrenmek için etkili yöntemler makalesini de okumanızı tavsiye edebilirim.

Bu maddede bahsetmiş olduğum asıl şey, İngilizceden farklı olan bir dil öğrenmenizdir. Emin olun bunun çok ama çok fazla yararını göreceksiniz. Artık günümüzde hemen hemen her üniversite işletme lisans eğitimlerinin en azından yüzde 30’luk kısmını İngilizce olarak veriyor. Bazı üniversitelerde bu durum yüzde 100’dür. İngilizcenizi iyi bir hale getirdikten sonra kendinize ikinci bir dil öğrenmeyi telkin etmelisiniz. Özellikle iş dünyasında size fayda sağlayacak bir dil öğrenmek istiyorsanız, sizlere Arapça, Almanca veya Çince öğrenmenizi tavsiye edebilirim.

İlk bakışta kulağa biraz garip gelse de günümüz dünyasının özellikle iş dünyasında gelmiş olduğu nokta bizlere bunu yapmamızı gerektiriyor. Zira Çin günümüzde gelişmiş ticareti ile ön plana çıkarken Çince bilmeniz sizi global anlamda da aranan biri haline getirebilir. Arapça inşaat sektörü için geçerliyken, Almanca özellikle elektrikli eşya ve otomotiv sektörlerinde ilerlemek isteyen kişileri bir adım ön plana atacaktır.

9. Projeler hazırlayın

Okul hayatınızda birçok proje hazırlayacaksınız. Girişimcilik dersleriniz bile olacaktır belki ancak benim bahsetmiş olduğum asıl şey bilinenin dışındaki projelerdir. Yani, eve gittiğiniz zaman masanın başına oturup düşündüğünüzde aklınıza gelen fikirleri bir projeye dönüştürebiliyor olmanızdır.

Gerekli notları alıp, araştırmaları yapıp hemen ardından SWOT analizi çıkarıp projenizin uygulanabilirlik derecesini görebilir bunu geliştirmek için çalışabilirsiniz. Projeniz yeni bir ürün tasarımı veya yeni bir iş girişimi olabilir. Bu size kalmış.

Yukarıda bahsetmiş olduğum faktörlerin neticesinde elde edeceğiniz tecrübelerinize istinaden böyle projeler hazırlayabilir ve zamanı geldiğinde bu projeleri hayata geçirebilirsiniz. Önemli olan yaptığınız işin sizi heyecanlandırmasıdır ve neler yapabileceğinizi size göstermesidir.

Her şeyi gözlemleyin, takipçi olun, okuyun ve en önemlisi sorgulayın. İşte o zaman boşlukları doldurma fırsatını yakalayacak konuma gelebileceksiniz. Neler yapabileceğinizi şimdiden görmeniz, gözlemci, takipçi ve sorgulayabilen bir yapıda olmanız ileride kendi işinizi kurmanızı ya da çalışmış olduğunuz firmada herkesin içinden rahatlıkla sıyrılmanızı sağlayabilir.

10. Master yapın

Lisans eğitiminizi aldıktan sonra mutlaka uzmanlaşmak için gerek yurtdışında gerekse yurtiçinde bir okulda lisansüstü eğitim almayı düşünün. Bu sizin belli bir alana yoğunlaştığınızı ve o alanda uzman olmak istediğinizi simgeler. Lisansüstü eğitim alabilmek için not ortalamanızı yüksek tutmanız gerekir. Bu çok önemli bir kriterdir.

Gitmiş olduğunuz okul sadece bir etikettir. O etiketin üstünü doldurabilecek olanlar sizlersiniz. İşletme esasen okuması çok kolay ama bir o kadar da zor bir bölümdür. Dersleri geçeyim yeter diyorsanız rahatlıkla geçersiniz ama hiçbir şey öğrenemezsiniz. Ben her şeyi anlamak ve bazı şeyler hakkında fikir sahibi olup yorumlar yapıp uzmanlaşmak istiyorum diyorsanız eğer o zaman gerçekten çok çalışmanız gerekir. Unutmayın ki, sizin gibi aynı bölümü okuyan birçok insan var. Onların önüne geçecek bir şeyler yapmazsanız hedeflediğiniz şeylere ulaşmakta o kadar zorluk çekersiniz.

Tüm bu nedenlerden dolayı İşletme, çalışmayı ve iş hayatını seven, yönetime ve girişimciliğe ilgisi olan herkesin seveceğini düşündüğüm bir bölümdür.