Tüm İnsanlığın Vejetaryen Olması Ekonomiyi Nasıl Etkilerdi?

Bugün bir varsayım yapıyoruz. Dünya üzerindeki herkesin vejetaryen olduğunu düşünüyor ve bunun ekonomiye olası etkilerini irdeliyoruz.



Vejetaryen olmayı seçen insanların kendilerince haklı buldukları bazı nedenler var. Çoğu, hayvanların acı çekmemesi, çoğu da daha sağlıklı beslenmek ve daha sağlıklı bir yaşam sürmek için vejetaryen olmayı seçiyor. Tabii her iki nedenden dolayı bu yolu seçenler de var.

Bu nedenler gerekçe gösterildiğinde vejetaryen olmanın kulağa hoş geldiği su götürmez bir gerçek. Öte yandan vejetaryenlik gezegeni kurtarmanın da eşsiz bir yolu. Zira ortalama bir etobur hayatı boyunca 10.000’den fazla hayvanı yiyiyor ve her biri onlara ulaşmak için çok miktarda toprak, yakıt ve su gerektiriyor.

Durum bundan ibaret olunca da ekolojik sistemlere olabildiğince yük biniyor ve bunun sonucunda gezegenin aşırı ısınması, ormansızlaşma, su kaynaklarının tükenmesi, küresel ısınma gibi pek çok sorun ortaya çıkıyor.

Örneğin istatistiklere göre dört kişilik bir aile tarafından tüketilen etin neden olduğu sera gazı, iki otomobilin çıkardığı sera gazından çok daha fazla.

Evet, etoburluk gezgeni mahvediyor!

Fakat bu yazının konusu işin ekonomi boyutu. Soru basit: Dünya üzerinde yaşayan herkes vejetaryen olsa ekonomi ne olurdu?

İklim değişikliği yavaşlar, gıda üretimi artar ve gıda fiyatları düşerdi

Tüm dünya ülkeleri için büyük sorun olan iklim değişikliği, gıda fiyatlarını ve gıda fiyatları da finansal istikrarla fiyat istikrarını top yekun etkiliyor. Buğday, mısır, soya fasulyesi gibi temel gıda fiyatları iklim değişikliğinin etkisiyle dönem dönem yükseliyor.

Dünya üzerinde insanlığın önemli bir çoğunluğunun temel gıda maddelerine erişemediğini düşündüğümüzde, herkesin vejetaryan olması durumunda hayvan besiciliği amacıyla kullanılan meralar, tekrar çayırlara ve ormanlara dönüştürülerek karbon emilimi yoluyla iklim değişikliğini yavaşlatabilir ve böylece gıda fiyatları normal seviyelere gerileyebilirdi.

Şu anda dünya üzerindeki toprakların yaklaşık olarak %70’i hayvan besiciliği için kullanılıyor. Tarım için kullanılan %15-25 oranındaki geriye kalan mera alanı ise gıda ürünleri yetiştirmede değerlendirilerek gıda üretimi de artırılmış olurdu.

Sağlık harcamalarından önemli ölçüde tasarruf etmek mümkün olurdu

Sağlık harcamaları devletlerin sosyal güvenlik kurumlarına ve bireylere ciddi bir yük oluşturuyor. TÜİK’in 2016’da paylaştığı verilerine göre, 2015 yılında Türkiye’de sağlık harcamaları 104 milyar 568 milyon TL olarak gerçekleşti ve bu yönde yapılan harcamalar ülke gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) %5,4’ünü oluşturdu.

Özellikle Türkiye gibi pek çok toplumda etin kültürde önemli bir yeri olsa da, bu durum etin sağlığı olumsuz etkilediği gerçeğini değiştirmiyor. Uzmanlara göre et tüketimi kalp – damar hastalıkları, diyabet, inme ve bazı kanserler hastalıklarına neden oluyor.

Tüm insanlığın vejetaryenliği seçmesi mümkün olsaydı, benzer hastalıklarda ve bu hastalıkların neden olduğu ölümlerde önemli oranlarda düşüş olabilirdi. Öte yandan beslenmeye bağlı hastalıkların azalması durumunda dünya milli gelirinin yaklaşık yüzde 2-3’üne denk gelecek oranda sağlık harcamalarından tasarruf edilebilirdi.

Bir süreliğine de olsa işsizlik toplumda önemli bir sorun olarak ortaya çıkabilirdi

Hayvan besiciliğiyle geçinen çok sayıda insan var. Hatta ülkemizde de yakından bildiğimiz gibi hayvan besiciliğinin yapıldığı bölgelerde alternatif işler bulmak çok da mümkün değil.

Dünya topraklarının ortalama %70’inin hayvan besiciliği için kullanıldığını göz önüne aldığımızda bu durum her yerde aynı olacağını tahmin etmek zor olmayacaktır.

Herkesin vejetaryen olması halinde toplumların işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalacağı bir gerçek. Ancak eskiden hayvan besiciliğiyle geçimini sağlayan insanların tarım, ormancılık ve biyoenerji üretimi gibi açılacak yeni iş alanlarına geçişi bu sorunu ortadan kaldırabilirdi.

İnsanlar çok daha fazla tasarruf edebilirdi

Et fiyatları sadece ülkemizde tartışılan bir mevzu değil. Türkiye’deki et fiyatları pek çok ülkeye göre gerçekten yüksek ama azımsanmayacak bir ölçüde diğer ülkelerde de durum çok farklı değil.

Tahıl ve pirinç gibi tarım ürünleri, ete eş değer. Benzer tarım ürünlerinin fiyatı et fiyatlarından çok daha düşük. Herkesin vejetaryen olması durumunda ete ödenen para sadece ortalama bir hanede dahi senelik binlerce liralık tasarruf sağlayabilirdi. Ayrıca son olarak tasarrufun ülke ekonomileri açısından önemini de vurgulamak gerekiyor.

Ekonomi bir yana, canlılara olan saygıları, gezegeni kurtarma görevleri ve sağlıklı yaşama örnek oldukları için vejetaryenlere (ve -daha çok- veganlara) “Süper Kahraman” misyonu yüklemek hiç de yanlış olmayacaktır.

Dünyanın daha fazla Süper Kahramana ihtiyacı var.

Ve güzel haber şu ki et tüketimini azaltmanın olumsuzluklarını ortadan kaldırmak için dünyadaki herkesin vejetaryen olması gerekmiyor.



Elimizde benzer olarak şunlar da var: