Sosyalist Ekonomiler: Çin, Küba ve Kuzey Kore

Çin, Küba ve Kuzey Kore gibi sosyalist ekonomiler dünya üzerinde varlığını sürdürmeye ve gelişmeye devam ediyorlar. Fakat hiçbiri halihazırda saf sosyalist bir ekonomiye sahip değil.



Tarih kapitalizmi en çok tercih edilen ekonomik sistem yaptı. Bu sistemdeki sanayi, toprak, makine ve işgücü gibi unsurların herhangi birindeki bozulma ise insanlık için çoğu zaman büyük kayıplara neden oldu ve olmaya da devam ediyor.

Sosyalistler, emeğin bu metalaştırışını insanlık dışı bir uygulama olarak gördüler ve onlar, birkaç ülke çapında sosyalizm ve sosyalist ekonomilerin ortaya çıkmasına yol açtılar.

Peki sosyalist ekonomi nedir? Bu ekonomilerde yaşam nasıl sürüyor? Bu ekonomiler nasıl işliyor? Bu makaledeki sosyalist ekonomilerin bu yönlerinden bazılarına günümüzün başlıca sosyal ekonomileri olan Çin, Küba ve doğal olarak Kuzey Kore örneklerini kullanarak göz atalım.

Ekonomik sistemler, mülkiyet ve yönetim ile ilgili belirlenmiş kural ve politikalar dahilinde, bir ülkedeki malların, hizmetlerin ve kaynakların üretim, dağıtım ve tahsis mekanizmasını tanımlar.

Bu ekonomik sistemlerden biri, kamu veyahut kamu işbirliğine dayalı üretimin mülkiyetine dayanan bir sistem olan Sosyalist Ekonomi’dir. Sosyalist ekonominin göze çarpan en net özelliği, malların ve hizmetlerin kullanım değerine dayanarak üretilmesidir.

Komünizmi andıran sosyalizm, üretim araçlarının halk tarafından doğrudan veya devlet kurumları tarafından sahiplenilmesini savunur. Bunun yanı sıra sosyalizm, servet ve gelirin insanlar arasında daha eşit paylaşılması gerektiğini de savunmaktadır.

Sosyalizm, Komünizmden Hangi Noktalarda Ayrılır

– Sosyalizm şiddetli saldırganlığı veya kapitalistlerin işçiler tarafından devrilmesini savunmaz.

– Sosyalizm özel mülkiyeti tamamen yok etmeyi hedeflemez, bunun yerine biriktirmeyi önlemek amacıyla özel mülkiyeti sınırlandırır.

Sosyalizmin temel amacı zengin ile fakir arasındaki açıklığı yok etmek değil daraltmaktır. Devlet, kurumlar ve politikalar aracılığıyla, üretimin ve zenginliğin yeniden dağıtımının sorumluluğunu üstlenerek toplumu daha dengeli ve adil bir hale getirmeye çalışır. (Ayrıca şuna bakabilirsiniz: Komünizm ve Sosyalizm Arasındaki Farklar)

Sosyalist Sistemin Diğer Karakteristik Özellikleri

– Sosyalist ekonomi kooperatifler veya hükümet kuruluşları aracılığıyla kolektif mülkiyet sağlamaya veya temsilciler aracılığıyla bir mülkiyeti tüm toplumun mülkü yapmaya çalışır. Sosyalist ekonomi, özel mülkiyeti tasvip etmez.

– Ürünler ve hizmetler kullanışlı oldukları için üretilirler ve arz-talep temelli, kar amaçlı üretim engellenmeye çalışılır. Buradaki amaç toplumdaki dengesizliği yarattığı düşünülen servet birikimini önlemektir. (Ayrıca bkz: Sosyalizm Nedir?)

İlginçtir ki bugün dünyada saf sosyalist, saf kapitalist veya saf komünist ekonomi yoktur. Tüm ekonomik sistem değişiklikleri çok öncelerinde olması gerektiği gibi başladı ama durumlar geliştikçe uygun değişiklikleri yapabilmek için bazı ayarlamalar yapılması gerekti. Sosyalist ekonomileri analiz etmek için, dünyadaki tanınmış üç sosyalist ekonomiye bakalım.

Çin Ekonomisi

Çin ekonomisinin önemli bir kısmı hâlâ hükümet tarafından kontrol edilmekle birlikte, hükümet programlarının sayısı önemli ölçüde azaldı. Örneğin sağlık hizmetleri gün geçtikçe kesiliyor. Çin’in dış politikası sosyalizm yanlısı olmayı sürdürüyor, fakat aslında iyiden iyiye serbest piyasa ekonomisi haline evriliyor. Özünde, Çin artık “saf sosyalist ekonomi” olarak tanımlanmıyor.

İlginçtir ki, özel şirketlerin Çin GSYİH’sinin önemli bir bölümünü oluşturduğu bildiriliyor. Çeşitli haber kaynakları tarafından bildirilen rakamlar %35 ila %70 arasında değişiyor. ABD’den sonra Çin, dünyanın ikinci büyük ekonomisi ve en büyük imalat ekonomisi arasında yer alıyor.

Çin ekonomik etkisini nasıl artırmayı başardı?

Etkili bir şekilde Çin bunu bir sosyalist ekonomi’den sosyalist piyasa ekonomisine geçerek gerçekleştirdi.

Çin’deki komünist rejim, Çin ekonomisini dünyanın geri kalanından uzak tutmak için dezavantajlı olacağını hemen fark etti ve ülke, “kolektif” ve “kapitalist” yaklaşım arasında bir denge kurmayı başardı.

Çin’de politikalar, devletin kontrolünde olması şartıyla girişimcilerin ve yatırımcıların kazanç sağlamasına izin veriyor. Özel bir ekonomik bölge kurmak ve bu bölgeyi uluslararası ticarete açmak, ülkenin hızlı tempoda ekonomik büyümeye başlamasına imkân tanıdı. Elbette bu, sosyalist politikaların zamanla değişmesiyle mümkün oldu. (Ayrıca bkz: Çin Ekonomisinin Temelleri Hakkında 5 Bilgi)

Küba Ekonomisi

Küba, neredeyse tamamen devlet tarafından işletilen bir ekonomiye sahiptir. Ülkede ulusal bir sağlık programı, ücreti her seviyede devlet tarafından karşılanan (yani ücretsiz) eğitim, sübvansiyonlu konut, kamu hizmetleri, eğlence ve hatta gıda programları bulunmaktadır. Bu da Küba’yı diğer tüm sosyalist devletlerden olumlu bir şekilde ayırmaktadır.

Küba’da devlet tarafından sağlanan yardımlar işçilerin düşük maaşlarını telafi etmekte ve diğer birçok ülkede uluslararası meslektaşlarından daha iyi durumda olmalarına olanak sağlamaktadır.

En merak edilen sorulardan biri: Küba’da borsa var mı? Hayır, Küba’da bir borsa yok ki bu sermaye içermeyen bir ekonominin önemli bir göstergesi. Ayrıca Küba işgücünün yaklaşık %80’i ise devlete ait kuruluşlarda kullanılıyor.

Peki Küba sosyalist ekonomisi nasıl gelişti ve şu an bunu nasıl sürdürüyor?

Küba Devlet Başkanı Raúl Castro, serbest piyasa mekanizmalarına kısmen izin verecek, hükümetin küçük işletmeleri kontrol altına almasını sağlayacak, gereksiz devlet çalışanlarının işten çıkarmasını ve mevcut bu çalışanların serbest meslek sahibi olmasını kolaylaştıracak karma bir ekonomiye yönelmek için 2010 yılında ekonomik reformları açıkladı. Peki ama bu değişim saf bir “sosyalist ekonomi” için neden gerekliydi?

Devlet tarafından yürütülen sübvansiyonların pek çok sosyal programı desteklemek için yetersiz kaldığı görülüyordu. Sovyetler Birliği’nden (bölünmeden önce) çok büyük miktarda yardım alınmasına rağmen, Küba’da yüksek yoksulluk seviyeleri, zengin ve fakirler arasında genişleyen bir boşluk ve sosyal programlara büyük bir yük vardı.

Bugün itibariyle, Küba, turizm, ihracat ve uluslararası ticaret sektörlerinde serbest piyasa ekonomisi olarak çalışırken, daha iyi bir konumda görünüyor; ortak sektörlerdeki olağan sosyal programlarla da ilerlemeye devam ediyor. Şu anda ülke içerisindeki özel sektörde Kübalı çalışanların yaklaşık %20’si istihdam ediliyor ve aslında bu sosyal sisteme de yardımcı oluyor.

Küba, daha fazla yabancı yatırım getirme amaçlı yeni yasalarla daha iyi reformlar yapmaya devam ediyor.

Kuzey Kore Ekonomisi

Dünyanın en totaliter yönetimine sahip olan Kuzey Kore, sosyalist ekonominin diğer bir öne çıkan örneğidir.

Küba gibi Kuzey Kore de neredeyse tamamen devlet tarafından kontrol edilen bir ekonomiye sahiptir ve sosyal programları Küba’ya benzer. Kuzey Kore’de de Küba’daki gibi bir menkul kıymetler borsası bulunmamaktadır.

1970-lerin ortalarında Kuzey Kore, Çin’e oranla daha eğitimli ve üretken bir ülkeydi (kişi başına düşen gelir baz alındığında) Fakat aynı zamanda Kuzey Kore halkı, kıtlıkla yüzleşmek zorunda kalan (hem de barış döneminde) tek eğitimli halk olma şanssızlığını yaşadı. İlginç bir şekilde ülkenin açlık problemi hala çözülmüş değil. Eğer devlet tarafından sıkı sıkıya kontrol edilen bu sistem başarılı olmasaydı, Kuzey Kore bugün düştüğü duruma düşmemiş olacaktı.

Kuzey Kore’nin Yaşadığı Zorluklar

Dünya devlerinden gelen çeşitli yaptırımlar Kuzey Kore ekonomisinin küçülmesine neden olan en önemli gelişmelerden biri. Vietnam gibi diğer ülkeler Sovyetlerin dağılması sonrasında kendilerini geliştirmeyi başarmışken Kuzey Kore ekonomisi küçülmeye uğradı.

Kuzey Kore’nin bağımsız bir ülke olmasının önündeki en önemli engel olan Kim hanedanı yönetimi haricinde ülkenin “önce askeri kanat” (Korecesi “Songun Congchi”) sloganı temelli politikaları ekonominin üzerinde çok büyük bir yük oldu ve yük olmaya da devam ediyor.

Kuzey Kore’nin dış ticaret halinde bulunduğu tek ülke Çin ve bütün ticaret Kuzey Kore firmaları ile Çinli şirketler arasında komisyonculuk yapan aracılar tarafından sömürülüyor. Bu durum Kuzey Koreyi neredeyse tüm cephelerden izole etmeye devam ediyor. (Ayrıca bkz: Dünyaya Meydan Okuyan Kuzey Kore’nin Ekonomisi)

Yakın Zamandaki Gelişmeler

Kendine yeterli üretim tesislerinin olmaması ve pazarın git gide Çin’e bağımlı hale gelmesi nedeniyle özel firmalar Kuzey Kore’de yükselişini sürdürüyor.

Mevcut duruma ve rastlantısal faktörlere aldırmaksızın vatandaşların ve şirketlerin mal/hizmet alışverişi yaptıkları paralel “ikincil” pazarlar gelişiyor. Sıkı bir şekilde kontrol edilen “sosyalist” bir ekonominin yavaş yavaş değiştiğini gösteren bu paralel sisteme, kullanmadıkları eşyaları takas eden ev hanımlarından tutun da elindekileri yerel pazarlarda satan çiftçilere, hatta aracılarla Çin’den mal ithal eden girişimlere kadar her kesimden katkı var.

Güvenilir resmi rakamların mevcut olmaması Kuzey Kore’deki ekonomik gelişmeleri (veya gerilemeleri) gözlemlemeyi zorlaştırsa da eldeki bilgiler farklı bir ekonomik sistemi işaret ediyor.

Konuyla ilgili yazılmış bilimsel bir makalede şu cümleler geçiyor; “Hiçbir komünist devlet özel ekonomik aktiviteleri tamamen yok edemez ve tüm Leninist rejimler ‘ikinci ekonomilerin’ varlığına, her ne kadar onları önlemek için her şeyi yapsalar da tolerans göstermek zorunda kalmıştır. Bu ikinci ekonomi, planlanan ekonomik şemanın dışında işler, şahsi kazanç içindir ve/veya yürürlükte olan bir yasayı çiğnemektedir. Bu ikinci ekonomi içerisinde sıradan aileler, şirketler (devlet şirketleri de dahil) ve yasa dışı organizasyonlar bulunabilir.”

Sosyalist ekonomiler dünya üzerinde bulunmaya ve gelişmeye devam ediyorlar. Fakat halihazırda dünya üzerinde saf sosyalist bir ekonomiye sahip olan hiçbir devlet yoktur. Programlarda ve politikalarda zaman zaman yapılan temel değişimler bu ekonomilerin gelişmesine olanak sağlar ve bu duruma verilecek en iyi örnek Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Değişimlere karşı ciddi önlemler alan devletler ise ya ciddi sorunlarla karşılaşır ya da bünyelerinde Kuzey Kore’de olduğu gibi ikinci bir ekonomi gelişir.



Elimizde benzer olarak şunlar da var: