İflasını Açıklayan Porto Riko Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey

ABD'ye bağlı Porto Riko iflasını açıkladı. Ülke, borçların dondurulmasını talep ediyor.

Porto Riko nihayet Pazar günü yenilgiyi kabul etti ve New York Times’a verdiği demeçte, adanın 72 milyar dolarlık büyük borcunu ödeyemediğini ifade etti.

2007 senesinde ülkede yaşanan iş kaybı sebebiyle yerleşik nüfusun önemli bir kısmının göç etmek zorunda kaldığı Porto Riko, nüfus kaybı ve biriken borcuyla hem ada yerlilerinin hem de yatırımcıların kaderini yeniden şekillendirmeyi deneyecek.

Bu büyük gelişmelerin ışığında, herkes Porto Riko’da neler olduğunu bilmek istiyor. Ülkede ne olduğu ya da ne olacağı bizlerden ziyade başta ada yerlileri olmak üzere, Amerikalıları çok daha fazla ilgilendiriyor, zira Porto Rikolular gerçek bir Amerikan.

Porto Riko Ekonomisi

Evet! Bütün Porto Rikolular gerçekten Amerikalılar

Porto Riko, Amerika kıtasında yer alan Karayipler denizininin kuzeydoğusunda bulunan ve yaklaşık 3,7 milyon nüfusa sahip bir ada ülkesi.

İspanyol – Amerikan Savaşı süresince ABD işgali altında kalan ülke, 1898 Paris Antlaşması sonrasında iç işlerinde bağımsız fakat dış işlerinde ABD’ye bağlı bir özerk bölge statüsüne sahip oldu.

Porto Riko halkı ABD’nin başkanlık seçimlerine katılmak dışında neredeyse tüm ABD vatandaşlarının haklarına ve ABD pasaportuna sahip. Şu anda ülkenin devlet başkanı da ABD’nin başkanı Donald Trump.

Kısaca, ülke Amerika’ya bağlı ve adada doğan herkes gerçek bir Amerikan vatandaşı.

Porto Riko ABD

ABD, Porto Riko’nun içerisinde bulunduğu durumu kolaylıkla çözebilir, ancak…

Adada kişi başına düşen kamu borcu ABD’nin 50 yerel eyaletinden daha yüksek. ABD’nin diğer eyaletlerinde olduğu gibi gerektiğinde müdahalesi beklenebilir. Ancak, ABD eyaletlerine karşın Porto Riko içişlerinde tamamen bağımsız olması sebebiyle diğer Amerika eyalet ve kentlerinden farklı bir statüde yer alıyor.

Bu sebeple de adanın ABD’nin desteğini alması için önce kendi içinde ve daha sonra ABD Kongre’sinde uzlaşmaya varılması gerekiyor. ABD Kongresi’nde, borç yükünden kurtulmaya yardımcı olacak ve sert tedbirler içeren bir kurtarma planı önerisi yapıldı fakat Kongre üyelerinin birçoğu bu kurtarma önerisine karşı çıktı.

Kongre onay vermediği için Porto Riko’nun ABD desteği alması da mümkün olmuyor.

Ayrıca, ABD Hazine yetkilileri ve Beyaz Saray, adayı iflastan kurtarmak için yardım paketlerini kamuoyuna açıklamadıkları gibi; bunun yerine Porto Riko yetkililerine “güvenilir” başka planlar aramaya devam etmelerini tavsiye etmekle yetindi.

Porto Riko Görsel

Adanın siyasi statüsü ve ABD borç krizinin oluşmasına zemin hazırladı

Porto Riko’nun özel statüsünün mevcut borç krizine zemin hazırladığı belirtiliyor. İçişlerinde bağımsız olan Porto Riko’da vergiler de iç yönetim tarafından toplanıyor. İç denetimin sağlanamaması sebebiyle artan yolsuzluk ve kötü çalışan devlet tarafından işletilen araçlar, Porto Riko’nun karşı karşıya kaldığı diğer birkaç temel zorluk arasında gösteriliyor.

Elbette borç krizinin tek sorumlusu Porto Riko değil, bağlı olduğu ABD de ülkenin borç krizine girmesine sebep oldu.

Porto Riko, ABD’ye bağlı olduğu için ABD Kongresi 1996 senesine kadar ülkede üretilen mallara özel bir teşvik uyguluyor ve destek sağlıyordu. Fakat 96’da Kongre bu desteği geri çekti. Bunun sonucunda Porto Riko’da üretilen mallar pazara eskisi kadar çıkamadı.

Diğer yandan ABD Senatosu tekeller için Porto Riko’da uyguladığı vergi ayrıcalığını da kaldırdı. Böylece adada ucuz işgücü sebebiyle yer edinen tekeller için de anakara ABD’deki asgari ücret ve çalışma koşulları geçerli olmaya başladı.

2006 senesinden itibaren tüm dünyada baş gösteren ekonomik problemler Porto Riko’yu da etkisi altına aldı. Yüksek borç arayışına giren ülke, çok sayıda tahvil çıkardığında yüksek faiz karşılığında bu tahvillere en çok da anakara ABD’den rağbet geldi. Çünkü Porto Riko’nun tahvilleri üçlü vergiden muaf statüde yer alıyor. Bu nedenle federal, eyalet ve yerel vergilerden muaf tutuldukları için ABD pazarlarında yaygın bir şekilde yatırımcılar tarafından tercih edildi. Üstelik ülkedeki ekonomik istikrar bozulmaya başladığında dahi yüksek faiz nedeniyle hem yatırımcılar hem de yatırım bankaları Porto Riko’nun çıkardığı tahvillere rağbet etmeye devam etti.

Yani bir anlamda ABD’li yatırımcıların da mevcut krize zemin hazırladığı söylenebilir.

Porto Rikolular

Son yıllarda, Porto Riko hükümeti alacaklılara karşı yükümlülüklerini yerine getirmek için sert önlemler aldı

Alacaklılara karşı yükümlülüklerini yerine getirmek adına Porto Riko hükümeti son yıllarda bütçede ciddi kesintiler ve vergi zamları yaptı. Hükümet, on binlerce kamu çalışanını görevden aldı ve satış vergisini yüzde 7’den yüzde 11,5’e yükseltti. Hükümet, 2014’ten beri okullarının yüzde 10’unu kapattı ve mevcut sınıfların büyüklüğünü artırdı. Yakın gelecekte daha fazla okulun kapatılması bekleniyor.

Acımasız kemer sıkma politikası, adanın ekonomisini de önemli ölçüde etkiledi. Sağlık ve güvenlik hizmetleri zayıfladı. Her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan sosyal hizmetler geri çekildi.

Porto Riko Arlık ayında yüzde 12,4 işsizlik oranına sahipti. ABD Sayım Bürosu’na göre, adadaki yoksulluk oranı şu anda yüzde 45.

Porto Riko Borçları

Porto Riko, borçların dondurulmasını talep ediyor

İflasını açıklayan Porto Riko, yakın zamanda Yunanistan’da gördüğümüz örnek gibi borçlarının dondurulmasını talep ediyor. Borçların dondurulması halinde kreditörlerin zarara uğrayabileceği gerekçesiyle ABD, bu talebe sıcak bakmıyor ve adanın başka planlar aramaya devam etmesini öneriyor.

Porto Riko yönetiminin 1 Eylül’de “kurtarma planını” paylaşması ve kreditörlerle pazarlıklara başlaması bekleniyor.

Ne ABD’nin tam bir eyaleti ne de tam bağımsız bir ülke olamayan Porto Riko’da vuku bulan bu kriz, ülkenin ABD ile olan ilişkilerini de sorgulamasına neden oluyor.

(Görseller: Alex Barth / Flickr)

seçtiklerimiz