Ekonomi, Kişisel Finans ve İş Günlüğü.

Doğal Kaynaklar Açısından Zengin Güney Afrika Ekonomisinin Bugünü

Elmas ve altının keşfinden sonra hızlı bir şekilde göç alan ve bir zamanlar yerli halkı köleleştiren Güney Afrika’nın ekonomisindeki bugünkü görünüm.

Güney Afrika bilinen en eski insan fosillerine sahip bir ülke. Modern zamanlarda Buşman ve Bantu halkları gelip bu topraklara yerleştiler. Hollandalı tüccarlar 1652 yılında Güney Afrika’nın en güney ucuna yerleşip Hollanda’dan Uzak Doğu’ya uzanan baharat ticareti rotasında bir mola noktası olarak Cape Town şehrini kurdular.

Ümit Burnu 1806 yılında İngiliz kontrolüne geçince Hollandalı yerleşimciler (Afrikanerler, veya İngilizlerin deyimiyle “Boerler -çiftçiler”) kuzeye doğru ilerleyip kendi bağımsız cumhuriyetleri olan Transvaal ve Özgür Orange Devleti’ni kurdular.

Bölgede 1867 yılında elmasın, 1886 yılında da değerli metal altının keşfedilmesiyle bölgenin zenginliği hızla arttı. Bu durum kısa sürede hem büyük göçlere hem de bölgenin yerli halklarının köleleştirilmesine neden oldu.

Afrikanerler İngiliz genişlemesine karşı dirense de Güney Afrika Savaşlarında (1899-1902) yenildiler; fakat 1910 yılından itibaren İngilizler ve Afrikanerler Güney Afrika Birliği adı altında ülkeyi beraber yönetmeye başladılar ve ülke, 1961 yılında yalnızca ülkedeki beyazların katıldığı bir referandumla cumhuriyet rejimine geçti.

1948 yılında Afrikanerlerin çoğunlukta olduğu Ulusal Parti iktidara geldi ve ırk ayrımcılığına dayalı apartheid (Afrikanerlerin konuştuğu Afrikaans dilinde “ayrımcılık” anlamına gelmektedir) politikalarını yürürlüğe soktu.

Afrika Ulusal Kongresi (ANC) apartheid politikalarına karşı çıktı ve başta Nelson Mandela olmak üzere ANC liderleri onlarca yıllarını hapislerde geçirdiler. Ülke içerisindeki protestolar ve ayaklanmalar, ülke dışında ise özellikle Batılı ülkeler tarafından uygulanan ambargolar nedeniyle apartheid rejimi ülke yönetimini bırakmak için yapılacak görüşmeler için en sonunda masaya oturdu.

1994 yılında ülkede ilk kez ırk ayrımı olmadan seçim yapıldı ve iktidara ANC önderliğinde bir hükümet geldi. Güney Afrika Cumhuriyeti o günden bu yana apartheid rejiminin yarattığı konut, eğitim ve sağlık eşitsizliklerini gidermeye çalışıyor.

Daha yakın geçmişte Jacob Zuma 2009 yılında iktidara geldi, 2014 seçimlerinde de tekrar seçildi fakat Şubat 2018’de ortaya çıkan yolsuzluk skandalları ve yerel seçimlerde rakip partilerin üstün gelmesi sonucunda istifa etti. Zuma’nın halefi olan Cyril Ramaphosa yolsuzkla mücadele edeceğine ve devlet girişimlerini destekleyeceğine dair sözler verdi; kendisinin 2019 seçimlerinde ANC’nin adayı olması bekleniyor.

Günümüzde Güney Afrika doğal kaynak açısından zengin, iyi gelişmiş finans, hukuk, iletişim, enerji, ve ulaşım sektörlerine sahip ve Afrika’nın en büyük, dünyanın ise 20. büyük borsasına sahip orta gelirli bir ülke.

Ülkede ekonomi son yıllarda yavaşladı ve 2017’de yüzde 0.7 seviyelerine düştü. İşsizlik, yoksulluk ve eşitsizlik -ki bu konuda dünyanın en yüksek oranına sahip ülkerinden birisi Güney Afrika- ülkenin en büyük sorunları arasında başı çekiyor. Ülkenin genel işsizlik oranı yüzde 27 ve bu oran siyahi gençlerde çok daha yüksek.

Ülke her ne kadar ürünlerin şehir merkezlerine etkili bir şekilde dağılmasını sağlayacak altyapıya sahipse de elektrik konusunda yaşanan sıkıntılar ülkenin büyümesine ket vuruyor. Devletin elektrik dağıtım şirketi olan Eskom üç tane yeni elektrik santrali inşa ediyor, ayrıca ülkenin enerji talebini karşılamak için elektrik şebekelerinde iyileştirmeye gidiyor fakat Eskom içerisinde ciddi yolsuzluklar mevcut ve kuruluşun ciddi miktarlarda borcu var.

Güney Afrika’nın ekonomi politikaları enflasyonu kontrol altında tutarken diğer yandan daha geniş bir ekonomik temel oluşturmak fakat ülkenin ekonomik gelişmeye engel olan kalifiye eleman azlığı, global pazarla yarışma gücünün düşmesi ve grev nedeniyle sık sık işçilerin iş bırakması gibi sorunları var.

Devletin göz ardı etme lüksünün olmadığı diğer bir husus da seçim bölgelerinin devlet üzerinde kurduğu düşük gelirli bölgelere temel ihtiyaçların temini, iş olanaklarının artırılması ve yüksek eğitimin makul fiyatlara çekilmesi yönündeki baskı.

İktidar partisinin iç çekişmeleri ve ülke para birimi olan Güney Afrika randının volatilitesi ekonomik büyümeyi riske sokuyor. Uluslararası yatırımcılar ülkenin uzun vadedeki istikrarı konusunda şüpheliler; 2016 sonlarında Güney Afrika’nın dış borcu kredi derecelendirme kuruluşları tarafından çürük tahvil (junk bond) seviyesine düşürüldü.

seçtiklerimiz