Dikkatinizi Mark Zuckerberg’e Verin… Evrensel Temel Gelir Fikrinden Tekrar Bahsediyor

Mark Zuckerberg'in "keşfetmemiz gerekiyor" dediği Temel Evrensel Gelir, hesaplamalarda gerçeğe çok da uzak görünmüyor.



Mark Zuckerberg bugün herhangi bir yerde konuşurken insanlar ona kulak veriyor.

Siyaset uzmanlarının 2020’deki “ABD Başkanlığı” seçimleri için Zuckerberg’i işaret etmesi bir yana, kurucusu olduğu Facebook’un 1,9 milyar kullanıcısı her ay en az bir kere onun oluşturduğu devasa platforma giriş yapıyor. Bu muazzam platforma erişim göz önüne alındığında, Zuckerberg’in politik konular hakkındaki görüşleri de illaki dikkate alınmaya değer oluyor.

Mayıs ayında fahri diploma almak için Harvard’a dönen ve bir konuşma yapan Facebook CEO’su yeni mezunlara “evrensel temel gelir gibi fikirleri keşfetmemiz gerekiyor” diyerek seslendi ve geçtiğimiz hafta, Facebook’taki yaklaşık 93 milyon takipçisine yayınladığı mesajda da aynı fikirler üzerinde durdu.

Mark Zuckerberg (Facebook)

ABD’de de ülkenin önemli bazı zenginleri de bu fikre sahip çıkıyor. Evrensel Temel Gelir, Zuckerberg dışında Tesla’nın kurucusu Elon Musk‘dan gayrimenkul yatırımcısı Bill Gross‘a kadar iş dünyasının pek çok önemli ismi tarafından destek buluyor.

Evrensel Temel Gelir (Universal Basic Income), bir ülkede istihdam durumuna bakılmaksızın o ülkenin her vatandaşına belirli bir miktarda para vermeyi gerektiriyor. Yani, Evrensel Temel Gelir uygulamasının olduğu bir ülkede yaşıyorsanız, devletiniz size her yıl belirli bir miktarda para ödüyor. Tıpkı maaş almak gibi ama bunun karşılığında çalışmanız gerekmiyor, o ülkenin vatandaşı olmanız yeterli oluyor.

Evrensel bir temel gelir kavramı yüzyıllar öncesine dayanıyor ve siyasi alanda her zaman destekçi buluyor. 1797’de kaleme alınan “Makul Düşünce” (Common Sense) broşürünün yazarı Thomas Paine, “Tarımsal Adalet” adlı tezinde evrensel temel gelirin farklı bir versiyonunu savunuyordu.

Nobel Ekonomi Ödüllü libertarian ekonomist Milton Friedman da yoksullar için temel gelirin destekçileri arasında yer alıyordu. Friedman, insanların ihtiyaçlarını devlet bürokratlarından daha iyi bildiğinden gıda pulları, sosyal konut ve benzeri programların yetersiz olduğunu düşünüyordu. Yelpazenin öbür tarafında ise Evrensel Temel Gelir sosyalist politikacılardan arada bir destek alabildi.

Son yıllarda Silikon Vadisi’nin önemli isimleri bu fikre daha sıkı sıkıya sarılıyor ve destek veriyor. Bazı insanlar, Silikon Vadisi’nin bu fikri kucaklamasının, “bozdukları işler” için bir telafi yolu olduğunu ve vicdan azabından kaynaklandığını düşünüyor. Bazıları da Silikon Vadisi’deki her girişimcinin varlıklı bir aileden gelmediğinin onların da epey zorlu yollardan geçtiğinin farkında.

Her şeye rağmen şu sırılar Mark Zuckerberg başta olmak üzere Silikon Vadisi tam anlamıyla Evrensel Temel Gelir’i destekliyor. Bu desteğin devam edeceğine ve ülke gündemini meşgul edeceğine hiç şüphe yok. Hatta gelecek başkanlık seçimlerinde bunu bir vaat olarak bile görmemiz mümkün olabilir.

Ülkeler için Evrensel Temel Gelir’in maliyetini tahmin etmenin çok basit bir yolu bulunmuyor. Fakat ABD için bu uygulamanın yoksulluğun hafifleştirilmesi için tasarlandığını düşünelim. Çocuk sahibi olmayan kişiler için ABD’de kabul edilen yoksulluk sınırı şu an 12.500 dolar. Bu hesaba göre Amerika’daki 250 milyon kişiye 12.500 dolardan evrensel temel gelir yardımın sağlanmasının maliyeti ise yıllık 3.12 trilyon dolara tekabül eder. Büyük bir rakam, ancak halihazırdaki sosyal yardım maliyetleri göz önüne alındığında gerçeğe çok da uzak değil.

Şöyle ki; düşünce kuruluşu CBPP verilerine göre, ABD’de 2015 yılındaki sosyal güvenlik ödemelerinin maliyeti 888 milyar dolar olarak gerçekleşti. Sağlıkla ilgili toplam ödemeler 938 milyar doları bulurken, gıda ve diğer yardımlar için 362 milyar dolar maliyet oluştu. Bunların tamamı 2.19 trilyon dolar.

Kabul etmek gerekir ki Evrensel Temel Gelir şimdilik oldukça radikal bir öneri, ancak üzerinde durmaya kesinlikle değer.



Görüşlerinizi bildirin

Please enter your comment!
Please enter your name here