Her Yatırımcının Bilmesi Gereken 5 Ekonomik Gösterge

Bilmeniz halinde yatırım getirilerinizi artırmaya yardımcı olabilecek beş ekonomik gösterge.

Yatırım, eldeki mevcut parayı çoğaltmak için yapılır ancak bu, yatırım yapılan menkul değerlerin büyüyüp kazanç sağlaması durumunda mümkün olabilir. Zira yatırım için tercih edilen menkul değerlerin kazanç sağlaması ekonominin de güçlü olmasına bağlıdır.

İşte tam da bu nedenle yatırım ve ekonomi birbirinden bağımsız düşünülemez.

Temelde gayri safi yurtiçi hasılalardan tüketici fiyat endekslerine kadar, yatırımcıların bir ülkenin ekonomisinde meydana gelecek değişiklikleri öngörmesine, anlamasına ve belki de portföyünü stratejik olarak tekrar ayarlamasına yardımcı olabilecek bir takım hayati ekonomik göstergeler bulunmaktadır.

Bu makalede, her yatırımcının bilmesi gereken en önemli beş ekonomik göstergeye ve bunları yatırımlarınız için nasıl kullanabileceğinize bakacağız.

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla

Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) belirli bir dönemde bir ülke içinde üretilen tüm nihai malların ve hizmetlerin piyasa değerini temsil eder. GSYİH bir ülkeye yönelik en geniş ölçümü sağladığı için bu gösterge finans piyasalarının en çok izlediği göstergelerden biridir.

Bir ülkenin GSYİH’sının genişlemesi, büyümekte olan bir ekonominin göstergesi iken, GSYİH’daki daralma ise, o ülkenin ekonomisinde bir yavaşlama olduğunun göstergesidir.

Söz gelimi, bu göstergeye bakarak bir ülke ekonomisinin büyümekte mi yoksa yavaşlamakta mı olduğunu anlamak mümkündür. Aynı zamanda, bir ülkenin GSYİH büyüme oranı, ülkede faaliyet gösteren şirketlerin büyüme olasılığını belirlemek için de kullanılabilir.

İstihdam Göstergeleri

Bir ülke vatandaşlarının üretkenliği ve zenginlikleri, hiç kuşkusuz, ekonomik başarının nihai belirleyicisidir.

İşgücü ve işsizlik verileri gibi istihdam göstergeleri, kaç tane vatandaşın istihdam edildiğini ve gelir eğilimlerini (örneğin daha önce olduğundan daha fazla para kazanıp kazanmadığını) tahmin etmektedir.

Finans piyasaları, istihdam göstergelerini, özellikle de gelirlerinin çoğunu yerel tüketici harcamalarından üreten gelişmiş ülkelerde dikkatle izlemektedir.

İstihdamdaki olası bir gerileme; tüketici harcamalarında, GSYİH istatistiklerinde ve ekonomik büyümeye zarar verebilecek düşüşler ile devam ettiğinden önemlidir.

Tüketici Fiyat Endeksi

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE), hanehalkları tarafından satın alınan tüketim mallarının ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişimleri ölçer. Endeks, periyodik olarak toplanan temsili kalemlerden birinin fiyatlarını kullanarak oluşturulan istatistiksel bir tahmindir.

Bu tahmin, çoğu zaman enflasyon göstergesi olarak da kullanılır ve bu da bir ülkenin para birimini olumlu veya olumsuz yönde etkiler. Bu sebeple piyasalar TÜFE rakamlarını enflasyon işaretleri açısından dikkatlice izlemektedir.

Merkez bankası politikaları söz konusu olduğunda, enflasyonun yükselmesi faiz oranlarının yükselmesine ve borç vermenin azalmasına neden olabilirken, deflasyon faiz oranlarının düşmesine ve borçlanmanın artmasına neden olabilir. Ancak bu politikalar olmadan, enflasyon bir dövizin göreli değerlemesini aşabilir ve ihracata yardımcı olabilir (tabi bunun tam tersi de geçerli olabilir).

Merkez Bankası Kararları

Merkez bankaları para politikası oluşturarak, ülke ekonomileri üzerinde önemli bir söz sahibi olurlar. Merkez bankası kararları, gelecekteki politika eylemlerini işaret edebilecek değerli ekonomik yorumlar içeren resmi bültenler olarak da tanımlanabilir.

Bu açıdan piyasalar, merkez bankalarının kararlarını ve hatta halka açıklanan her bir kelimeyi dahi yakından takip etme eğiliminde olur.

Örneğin ABD’de Federal Reserve (FED), Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası gibi birçok merkez bankası tarafından düzenli veya yarı düzenli bir programla ekonomik yorumları ve kararları içeren bültenler yayımlanmaktadır.

Satın Alma Yöneticileri Endeksi

Uluslararası finans kuruluşu Markit Group ve Institute for Supply Management tarafından geliştirilen bir ekonomik gösterge olan Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), satın alma yöneticilerinin mal ve hizmet satın alımını yansıtıyor.

Belirli dönemlerde yapılan anketler ile oluşturulan PMI verileri;  yatırımcılara doğru, güncel ve çoğu kez benzersiz aylık ekonomik eğilim göstergeleri sunabilme olanağı sayesinde, merkez bankaları yanında, piyasalar tarafından dünyada en çok takip edilen göstergeler arasında yer alıyor.

PMI verileri, ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayindeki mal ve hizmet satın alım performansının bir ülke için ne durumda olduğunu anlamaya yardımcı olmaktadır.

Özetlemek gerekirse, özellikle uluslararası piyasalarda yatırımlar için bakılması gereken en önemli beş ekonomik gösterge GSYİH, TÜFE, istihdam göstergeleri, merkez bankası kararları ve PMI verileridir. Yatırımcıların potansiyel fırsatları veya olası tehditleri görebilmeleri için bu temel ekonomik göstergelere mutlaka aşina olmaları gerekiyor.

Tabi bu ekonomik göstergelerin daha ileri araştırmalar için yalnızca temel bir başlangıç ​​noktası olarak kullanılması gerektiğini de belirtmek gerekiyor.

seçtiklerimiz