Dijital Ekonomi. Buna bir sonraki ekonomik devrim deniyor. Bu yeni ekonomik devrim elbette sadece klasik ekonomi, cihazlar veya büyük verilerle (big data) ilgili değil, bu insanlarla ilgili.

Dijitalleşen ekonominin alışık olduğumuz çalışma şeklimizi, yaşadığımız hayatı ve küresel toplumu kökten genişletmesi ve değiştirmesi bekleniyor. Şu anda yaptığımız şeyler bu değişimi hızlandırıyor ve bunları gelecekte de yapmaya devam edeceğiz.

Peki, ne yapıyoruz, ne oluyor da dijital ekonomi sağlığımızdan, iş yaşamımıza, becerilerimize ve hatta ödediğimiz vergilere kadar hemen her şeyi hızla değiştirebiliyor?

Söylediğimiz, dokunduğumuz ve yaptığımız her şeyi birbirine bağlıyoruz

Birbirimize sandığınızdan çok daha hızlı bağlanıyoruz. 2020 yılına kadar, dünya genelindeki kişisel ya da iş ilişkileri için kullanılan sosyal ağlardaki insanlar arasında yaklaşık 2,5 milyar bağlantı olacağı tahmin ediliyor.

Elbette sadece insanlar birbirine bağlanmıyor. Yaklaşık 75 milyar cihaz da birbirine bağlanacak, üstelik burada mevzubahis sadece akıllı telefonlar değil; çeşitli elektronik cihazlar, aydınlatma ürünleri, üretim ekipmanları ve giyilebilir teknolojik ürünler bütün bunlara dahil.

Bu değişimi zaten şimdilik görmeye başladık. Akıllı evler ve akıllı telefonlar için geliştirilen uygulamalar, sürücüsüz taşıtlar, kendi kendine sipariş veren buzdolapları, akıllanan diğer ev aletleri, yollar ve şehir caddelerinden gerçek zamanlı aldığımız trafik bilgileri gibi pek çok şey internete ve uydulara bağlı.

Kaynakları daha sorumlu bir şekilde paylaşmaya başlıyoruz

Küresel düzeyde daha fazla bağlandıkça kaynakları da daha sorumlu bir şekilde paylaşma şansına sahip oluyoruz. Bu tip küresel paylaşımlar Uber, BlaBlaCar ve Airbnb gibi yenilikçi girişimler sayesinde popülerlik kazanmaya devam ediyor.

Satın aldığımız, ancak nadiren kullandığımız kaynakları paylaştığımızda, yalnızca ihtiyacımızın olduğu zamanlarda ihtiyaç duyduğumuz kaynakları kullanmayı öğreniyoruz.

Daha da önemlisi, bir hayli zor kazanılan paralarımızı daha iyi kullanıyoruz ve bir ürünün amaçlanan değerini arttırıyoruz.

Zamanımızı daha iyi kullanıyoruz ve daha becerikli bir hale geliyoruz

Dijital ekonominin değiştirdiği ve geliştirdiği şeyler, aynı zamanda zamanımızı da daha iyi kullanmamızı sağlıyor. Örneğin, ihtiyaç duyduğumuz sürece şu anda küresel anlamda 7 gün 24 saat çalışabilme olanağına sahibiz.

Neredeyse hemen her şey mobil kullanıma açık ve internetle bulutta depolanan bilgiler ve işletme ağlarıyla çalışarak, işletmelerin aksamadan çalışmaya devam etmesine yardımcı olabiliyoruz.

İşte bu nedenler dolayı dijital ekonomi bizi hem daha becerikli bir hale getiriyor hem de zamanımızı dengelememize yardımcı oluyor.

Dijital vergi kavramı sayesinde dijital ekonomi kaynaklı en büyük sorunun çözümünü bulmaya yaklaşıyoruz

Dijital ekonomi, yaşam şeklimizi her anlamda olumlu yönde değiştirse de, dijital ekonominin vergilendirilememe sorunu halen büyük ölçüde devam ediyor ve bu sorun, dijital ekonomideki gelişmelerin sürekliliğini tehdit ediyor.

Sınır ötesi ticaret hacmi ve çokuluslu firmaların sayısı artmaya devam ederken, dijital ekonominin ortaya çıkardığı vergi kayıplarının devasa boyutlara ulaşmış olması birçok ülkenin ve gelişen vergi kanunlarına uymakta zorlanan çokuluslu şirketlerin çözümünü aradığı bir mesele olarak karşımızda duruyor.

Dünya genelinde danışmanlık, kurumsal finansman ve vergi alanlarında faaliyet gösteren EY, şirketler için dijital vergi kavramının dijitalleşen dünyada stratejileri yeniden planlamak, yenilikleri sürdürmek ve dijital varlıkları koruma altına almak için önemli bir unsur olduğunu belirtiyor.

Yayınlarında çokuluslu şirketlerin gelişen vergi kanunlarına uymakta yeni zorluklarla karşı karşıya kaldığına işaret eden EY, dijital dönüşümün ve vergilerin kesiştiği nokta işletmelere çözüm yolları sunuyor.

Hem ülkeler, hem şirketler hem de dijital ekonominin gelişimi için kötü bir tehdit olan vergilendirilememe sorununun, hayatımıza henüz yeni girmeye başlayan “dijital vergi” kavramı sayesinde çözüme ulaşmaya yakın olduğu söylenebilir.

Reddedilmemiz zorlaşıyor, özgürleşiyoruz ve önümüzdeki engelleri kaldırıyoruz

Dijital ekonomi, isteklerimizi tek bir “Hayır” sözcüğüyle reddetme gücüne sahip işletmeleri ve bunlardan gelen engelleri ortadan kaldırıyor.

Örneğin, kitlesel fonlama sayesinde yeni bir girişim için ihtiyaç duyduğumuz sermayeyi genellikle daha iyi şartlarda ve kolayca bulabiliyoruz. Böylelikle finans kuruluşlarının daha zorlu ve maliyetli olan kredi ürünlerine ihtiyacımız her geçen gün azalıyor.

Bazılarımız, dijital dünyada en çok ihtiyaç duyulan enerjiyi bile güneş panellerini kullanarak üretiyor ve enerji şirketlerine bağlılığı ortadan kaldırıyor. Öte yandan Amazon ve Netflix gibi dijital kanallar, kablo sağlayıcıları tarafından reddedilen programları dahi bizlere ulaştırabiliyor.

Özetle, dijital ekonomi ödediğimiz vergilerden, dokunduğumuz, söylediğimiz her şeyi hızla değiştiriyor ve geliştiriyor; mucizevi anlamda.



Görüşlerinizi bildirin

Please enter your comment!
Please enter your name here