Latin Amerikalılar: Amerika’nın küçük işletmelerinin arkasındaki büyük güç

ABD'deki Latin Amerikalı işletmeler hakkında yanlış bilinenler ve bilinmeyenler.

Göçmenler tarafından inşa edilmiş bir ülke olan Amerika Birleşik Devletleri’nde rakamlar, hem kültürel hem ekonomik olarak ilerleme gücünü ve yeteneğini yansıtır. Latin Amerikalılar için de durum bundan ibaret: Latinler ABD’de nüfusun yüzde 18’ini oluştururken bu oranın 2060’da yüzde 30’a çıkacağı öngörülüyor.

Latin Amerikalıların ülkedeki ekonomik etkisi de giderek artıyor. Küresel araştırma şirketi Nielsen’e göre Latinler, İkinci Dünya Savaşı sonrası Baby boomer olarak adlandırılan kesimden bu yana ülke ekonomisinde tüketici olarak en etkili kesim ve 1,5 trilyon dolarlık bir tüketici piyasasına sahip.

Ama bu ekonomik etki sadece tüketici boyutunda değil. Latin Amerikalılar girişimci olarak da Amerikan ekonomisinde önemli bir yere, etkiye ve en önemlisi potansiyele sahip.

Ülkedeki Latin Amerikalılar, küçük işletmelerin sayısındaki büyümeyi önemli ölçüde etkiliyor. Latino Girişimcilik 2015 raporuna göre 2017 ve 2012 arasında Latin Amerikalı göçmenlerin sahip olduğu işletmelerin sayısı yüzde 47 oranında artarken Latin Amerikalı olmayanlarda bu artış oranı yüzde 1’in altında idi. Bu yıllarda küçük işletmelerdeki büyümenin yüzde 86’sı Latin Amerikalılara ait işletmelerle ilişkilendiriliyor. Rakamlar, Latinlerin iş yaratma ve ekonomik kalkınmada oynadığı rolü çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.

Latin Amerikalıların sahip olduğu işletmelerle ilgili yaygın yanlış inanışlar da var. Bu işletmelerin çoğunlukla Latinlere hizmet etmesinden dolayı küçük olduğu ve tüm Amerikan pazarının avantajlarından yararlanamadığı bunlardan biri. Fakat araştırmalar bu teoriyi haksız çıkarıyor; Latin Amerikalı işletmelerinin yüzde 80’i tüm yerel pazara satış yapıyor.

Araştırmalara göre bu işletmelerin küçük işletme olarak kalmalarının ana nedeni sermayeye erişim; araştırmalar, Latin kökenli girişimcilerin yüzde 70’inin en yaygın sermaye kaynaklarının kişisel birikimler, kredi kartları, kişisel krediler ve borçlar olduğunu gösteriyor. Bu kişilerin ticari kredi ve devlet desteği kullanım oranları, risk sermayesi, melek yatırımcı, kredi ve borç finansmanı gibi geleneksel sermaye kaynaklarına erişim oldukça düşük.

2012 yılına ait bir araştırmaya göre Latin işletmelerinin yüzde 90’ı aile işletmeleri. 3,3 milyona ulaşan bu işletmelerde ortalama olarak işletme başına 8 kişi çalışıyor ve yıllık satış ortalaması 155 bin dolar, toplam 2,3 milyon kişiye iş olanağı sağlıyor ve 473 milyar dolarlık toplam satış hacimleri var.

Ayrıca Latin Amerikalılara ait işletmeler sermaye ile ilgili nedenlerden dolayı diğerlerine göre daha düşük yıllık satış ortalamalarına sahip ve bu konuda önemli bir fırsat boşluğu var. Bu işletmeler Latinlere ait olmayan işletmelerin ortalama satışlarına ulaşsa sadece 2012’de 1,38 trilyonluk bir ekonomik büyümeye neden olabilecekti. Bu işletmeler halen çok büyük bir ekonomik büyüme ve kalkınma potansiyelini elinde tutuyor.

Önümüzdeki yıllarda girişimcilerin bu işletmelere daha fazla yatırım yapacağı ve ülke ekonomisinin büyümesinde önemli bir rol oynayacağı öngörülüyor.

seçtiklerimiz