ABD’nin Karşılıksız Para Basması Nasıl Mümkün Olabiliyor?

ABD 1971 yılından bu yana karşılıksız dolar bastı ve hâlâ da basmaya devam ediyor.

Herhangi bir ülkenin Merkez Bankasının para basabilmesi için hazinede, bastığı para karşılığı kadar altına sahip olması gerekir. Ülkelerin istedikleri kadar serbestçe ve sınırsızca para basamıyor oluşunun temel sebebi budur.

Şu anda olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de 1971 yılına kadar sahip olduğu altın karşılığında para basıyordu. Fakat aynı tarihte bu uygulamadan tamamen vazgeçti.

Ülke yıllardır karşılıksız para bastı ve basmaya da devam ediyor. Peki, bu nasıl mümkün olabiliyor?

Altına dayalı bir dolar, dış ticaret açığı hızla büyüyen ABD için önemli bir sorundu

Richard Nixon
Richard Nixon (AP/Charles Tasnadi)

70’li yıllarda henüz dolar altına endeksliyken dönemin ABD Başkanı Richard Nixon bir sorunu çözmeye çalışıyordu: ABD’nin sahip olduğu altının büyük ve önemli bir kısmı ülke dışına çıkıyordu. Peki, altın neden ABD’yi terk ediyordu?

Altının ABD’yi terk etmesinin nedeni, problemin temeline dönülerek bulundu. Ülkenin dış ticaret açığı hızla büyüyordu. Yani, ülke ulus olarak ürettiğinden fazlasını tüketiyordu. O dönem ABD, çok fazla Avrupa ve Japon malı aldığı için onlara sattığı ürünlerle onlardan aldığı ürünler arasındaki fark altınla tahsil ediliyordu. Zira o dönemde ülkenin parası dolar, hâlâ altına dayalı bir paraydı.

1971’de dolar, gerçek bir para olmaktan değişim aracı olarak kullanılan bir para birimine dönüştürüldü

Dolar

Başkan Richard Nixon bu problemi çözmek için 1971 senesinde doları bir varlık olmaktan çıkararak bir yükümlülük, bir borç senedi haline dönüştürdü.

Bu tarihten sonra altın karşılığı olmasa dahi ülkenin sınırsızca para basması mümkün oldu. Lakin her şey parayı bir varlık olmaktan çıkartmak ve sınırsızca basabilmek kadar kolay ve tozpembe değil. Günümüzde ABD’nin dış ticaret açığı son derece yüksek ve dünyaya ödemekle yükümlü olduğu borç senetlerinin miktarı da oldukça fazladır.

ABD’nin karşılıksız para basmasını, tıpkı karşılıksız çek yazmaya benzetebilirsiniz. Üzerinde yazılı miktardaki bir paranın bankada bulunmadığı karşılıksız bir çek yazdığımızda, ABD’nin karşılıksız para basmasından farklı olarak bizim karşı karşıya kalacağımız durum tutuklanıp hapse atılmamız olurdu. Çılgınca geliyor olabilir ama tek fark bu.

Karşılıksız basılan dolar sadece geçici bir çözüm oldu, günümüzde eleştiriler sürüyor

Amerika Birleşik Devletleri

ABD’nin istediği kadar para basmış olması, 1971’deki problemi ancak geçici olarak çözebildi. 1971’de yaşanan bu değişim sonrasında çok daha fazla problem ortaya çıktı.

Son yıllarda ABD kendi içerisinde doların tekrar altına dayalı bir para olup olmaması gerektiğini tartışıyor. Bir taraf altın standardına dönülmesi gerektiğini bir diğer taraf da bu fikrin doğru olmadığını savunuyor.

Başkanlık seçimlerinden hemen önce New York Times’da ABD’nin altın standardına dönüş fikrine karşı çıkan bir makale yayımlanmış, bu makaleye en sert tepki, iş dünyasının önemli isimlerinden Forbes’un icra kurulu başkanı Steve Forbes’dan gelmişti. Forbes, Times’da yayımlanan makalenin berbat mitlerle dolu olduğu ve cehalet içerdiği yorumunda bulunmuştu.

Başkanlık seçimlerinde büyük umut vadeden Cumhuriyetçi Partiden aday Ted Cruz da altına dayalı bir para fikrini savunuyordu. Aslında sayıları hızla artan Cumhuriyetçilerin büyük kısmı bu fikri savunuyor ki onlardan biri de şu anda Başkanlık koltuğunda oturan Donald Trump.

Sonuç olarak, 1971 senesinde dolarda yaşanan değişim o dönemde bir çözüm olsa da günümüzde hem ABD hem de diğer dünya ülkeleri için önemli bir sorun olmaya başladı. ABD karşılıksız para basıp her şeyi satın almaya devam ediyor ama bunun bedelini ödemeye de yaklaşıyor. Ülke içerisindeki tartışmanın sebebi de bu.

seçtiklerimiz